FARKINDALIK ÜZERİNE BİR YAŞAM ÖYKÜSÜ: MİMAR ŞÜKRÜ SÜRMEN

En son güncellendiği tarih: Mar 16

“biraz insan

biraz sakatlık

biraz şehir

biraz mimarlık...”



Hayatı boyunca herkes için erişilebilir bir çevre oluşturmak üzerine çalışmalarını sürdürmüş, özverili, mütevazi, paylaşımcı, topluma faydalı olmaya kendini adamış tekerlekli sandalye kullanan bir mimar: Şükrü Sürmen.


Şükrü sürmen 1945 yılında Trabzon'da doğdu, ailesi ile birlikte 1963 yılında İstanbul’a taşındı ve girdiği üniversite sınavında iyi bir sonuç elde ederek İTÜ Mimarlık Fakültesi'ni kazandıktan sonra ilk yılını başarıyla tamamladı. Bu yılın sonunda ailesi ile birlikte yaz tatilini geçirmek üzere Tarbzon'a yolculuğa çıktı. Bu yolculukta geçirdiği kaza hayatını değiştirdi Sürmen’in. Kendisinin yaralı olarak kurtulduğu kazada annesini, babasını ve dayısını kaybetmişti. Şükrü Sürmen’in omuriliginde oluşan zedelenmeden dolayı belden aşağısı felç oldu ve 19 yaşında kendi deyimi ile “tekerlekli sandalye sakatı” oldu.


Şükrü Sürmen azmini ve iyileşme umudunu kaybetmedi. Aldığı rehabilitasyon eğitimi sayesinde kendi kendine yeterli olmayı öğrendi. 1967 yılında ITÜ Mimarlık Fakültesi'ndeki eğitimine kaldığı yerden devam etti fakat tekerlekli sandalye ile okula gidip gelmekte zorluk çekiyordu. İki yıl okuluna ara vermek zorunda kaldıktan sonra azmi sayesinde okuluna tekrar geri döndü. Engelli olarak yaşamanın sebep olduğu tüm zorluklara rağmen, çevresindekilerin de desteğiyle ve hayallerine tutunarak 1973 yılında mezun oldu.


"Tekerlekli sandalyedeki bir insana bakanlar doğal olarak, 'Bu insan sakat' diyeceklerdir. Ama tekerlekli sandalyedeki bu insanın engelli olup olmadığı şartlara, özellikle de yaşadığı şehirsel çevrenin şartlarına bağlıdır. Öte yandan bir toplum özürlü insanlara olgun şekilde yaklaşıyorsa, yani meselâ, doğuştan iki kolu olmayan özürlü bir kişi bir ülkede devlet başkanı olabiliyorsa, o kişi yine bir engelli sayılmaz."


Şükrü Sürmen Engellilerin kent ortamında “engellerinin” kalkmasının bir uygarlık meselesi olduğunu düşünüyordu. Kendisinin içinde bulunduğu durumu eğitimi ile birleştirerek engelsiz bir çevre için hayatı boyunca çalışmalar yapan azimli bir mimardı.


Uzun yıllar Karayolları İdaresi’nde kontrol mimarı olarak görev yapan Sürmen, bir süre sonra Almanya'ya gitti. Bir yıl süreyle engellilerle ilgili mimari düzenlemeler konusunda araştırmalar yaptıktan sonra Türkiye'ye geri döndü. Sürmen, mezun olduğu İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde "Sakatlar ve Yaşlılar İçin Tasarım" isimli dersin yürütücüsü olarak ders vermeye başladı. Bu ders Türkiye'de engelliler ve yaşlılarla ilgili standartlar ve düzenlemeleri içeren ilk dersti.


Sürmen, Engelli ve yaşlıların yaşamlarını etkileyen şehirsel, çevresel ve mimari sorunlar üzerine çalışmalar yaparak hem sorunları görünür hale getirmiş, hem de mesleki bilgisi ile onlara uygun çözümler önermiştir. Başta görev yaptığı İTÜ’de olmak üzere çeşitli ortamlarda bu görüşlerini toplumla buluşturmuştur. İTÜ Taşkışla binasının giriş kapısının yanındaki rampa engellilerin güçlük çekmeden mimarlık fakültesine girebilmeleri için Şükrü Sürmen tarafından yaptırılmıştır.



"ya da belediyelerin inşa etmekte bir türlü ustalaşamadığına dair

ya da belediyelerin hayatlara saygıyla yaklaşmakta zorlandığına dair

ya da belediyelerin önlenemeyen sokak ve kaldırımlarına dair

ya da belediyelerin çöp, çamur ve su biriktiren sokak oluklarına dair''


Sürmen, 45 yıldan fazla tekerlekli sandalye ile İstanbul’da yaşamış olan bağımsız bir mimardı ve şehir hayatında engellilerin yaşadığı sıkıntıları en çok hisseden isimlerin başında geliyordu.


Türkiye’de erişilebilirlik standartlarının geliştirilmesinde öncülük yapan ve engellilerin sorunlarını birebir yaşayarak resmî kurumlara rapor eden mimar Sürmen, sokaklar ve meydanlar gibi kent içi ulaşımda ve sosyal hayatın devam ettiği yerlerde karşılaştığı sorunları fotoğraflayıp şehir yöneticilerine sunuyor ve kamu projelerinin mimari açıdan engellilere uygunluğu konusunda danışmanlık yapıyordu. Sürmen, engellilerin en çok parkeli ve oluklu yollarda çile çektiğini anlatmış, “Yetki verilse ilk işim bu yolların tasarımını değiştirmek olur.” demiştir.


Şükrü Sürmen, Türkiye’de “evrensel tasarım” kavramını ilk kullanan kişidir. Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Yönetim Kurulu üyeliğinin yanı sıra, Türkiye’de birçok dernek çalışmalarında yer almıştır. Başarılı mimar, 2008 yılında yaptığı özverili ve değerli çalışmalarından dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından verilen Üstün Hizmet Ödülü’ nün sahibi olmuştur.



Dalgacıklar kumsallarda

Baştan başa bir ürperiş,

Aralanış kurallarda,

Uzak denizlerden esiş.


Erişilebilir bir yazar! Son derece çalışkan ve üretken bir kişiliğe sahip olan Şükrü Sürmen farklı alanlarda birçok çalışma yapmış ve kitap yazmıştır. Şükrü Sürmen "kuramsal" hatta "teknik" sayılacak konuları da bizlere "söyleşir gibi" aktarmıştır. Ele aldığı konularda herkesin yerine getirmesi gereken sorumlulukları olduğunu eğlenceli ve herkesin anlayacağı şekilde insanlara hatırlatmış ve sorunları hepimizin sorunu haline getirmeye çalışmıştır.


Başarılı bir mimar ve akademisyen olan Sürmen, çeşitli yayın kuruluşlarında makale, inceleme ve araştırma yazıları yayınlamıştır. Engellilik ve yaşlılık üzerine sadece mimari konularda değil, tüm alanlarda felsefi ve bilimsel yaklaşımla kaleme aldığı araştırmaları, kitapları ve makaleleri vardır. Tek başına bir sivil toplum örgütü gibi çalışan Sürmen, bizlere birçok eser ve bilgi mirası bırakmıştır.


Mimari standartların oluşturulması için ürettiği çizimler, kılavuzlar, çeşitli kamu kurumları için ürettiği projeler, yurt dışında yaptığı araştırma gezilerinde gelişmiş ülke örneklerini derleyerek ürettiği makale ve çizimler, sosyal konularda yazdığı makale ve araştırmalar, şiir ve hikâye dalında edebi eserleri ile bize yol göstermiştir.


Sukru surmenin birçok çalışmasına, eserlerine ve çizimlerine Istanbul Üniversitesi Engelliler Uygulama ve Araştırma Merkezi' nin kapsamlı bir çalışma ile oluşturduğu dijital arşivden ulaşabilirsiniz:


https://enuygar.istanbul.edu.tr/tr/content/yuksek-mimar-sukru-surmen/engellilik-uzerine-cizim-ve-fotograflari


Yüksek Mimar Şükrü Sürmen 21 Mart 2011’de geçirdiği kalp krizi sonucu 66 yaşında yaşama veda etmiştir. İnsanların karşılaştığı engeller hakkında farkındalık yaratarak verdiği emek ve katkılar için ona minnettarız.


KAYNAKÇA

“Şükrü Sürmen’in Yaşam Öyküsü”, İstanbul Üniversitesi Engelliler Uygulama ve Araştırma Merkezi, https://enuygar.istanbul.edu.tr/tr/content/yuksek-mimar-sru-surmen/yasam-oykusu


“Şükrü Sürmen’in Engellilik Üzerine Çizim ve Fotoğrafları”, İstanbul Üniversitesi Engelliler Uygulama ve Araştırma Merkezi, https://enuygar.istanbul.edu.tr/tr/content/yuksek-mimar- sukru-surmen/engellilik-uzerine-cizim-ve-fotograflari


“Şükrü Sürmen’in Arşivi Hakkında”, İstanbul Üniversitesi Engelliler Uygulama ve Araştır- ma Merkezi, https://enuygar.istanbul.edu.tr/tr/content/yuksek-mimar-sukru- surmen/arsi- vi-hakkinda


“Şükrü Sürmen’in Şiir ve Öyküleri”, İstanbul Üniversitesi Engelliler Uygulama ve Araştırma Merkezi, https://enuygar.istanbul.edu.tr/tr/content/yuksek-mimar-sukru- surmen/siir-ve- oykulerinden-secmeler


“Yüksek Mimar Şükrü Sürmen”, Mimdap, 2011, http://www.mimdap.org/?p=53930



AYSU CABACI


0 görüntüleme